MANTIĞIN VE DUYGUNUN FABRİKASI; KALP ÇAKRASI…

Kalp çakrası beni çok düşündürüyor: ilginç bir çakra. Analiz etmek lazım. Bu çakranın ne işe yaradığını çok yazdım aramalara yazabilirsiniz.

Burada değineceğim konu kendi içinde ilginçliklere sahi olması. Kalp çakrası hep irade, sabır sebat, gücü kalbinden almak, zorlukları başarmak, disiplinli çalışabilme kuvveti, ilmek ilmek örmek.

Diğer taraftan toprakla temas, yaşam coşkusu, çok sevmek, sevme potansiyelinin çok olması, içindeki çocuğun yaşaması ve eğlenmesi, hayattan tat alabilmek, oyun oynayabilmek, tutunabilmek, akışa bırakabilmek.

Şimdi işin ilginç yanı şu hem sevgi merkezi, hayattan sevk alma merkezi kalp çakrasıyken; bizi epey zora sokan ve sıkan, bunaltan, yoran, zorlayan ne iş varsa üstesinden irade kuvveti ile gelme merkezi de kalp çakrası.

Demem o ki, sadece lay lay lom desen değil, sadece sabır sebat irade merkezi desen değil; bilakis bunlar birbiriyle taban tabana zıt zaten.

Hayattan zevk alma yeri ile zorlukları göğüsleyebilmek ya da var olan bir bağımlılıktan irade kuvveti ile kurtulma yeri aynı mekan olur mu; oluyor, kalp çakrası.

Dünya üzerinde bir bina düşünün burası eğlence yeri, olsun, çal oynasın vur patlasın, son derece duygunun dolayımlandığı, duygudan insanı çalkalandırıp dönülmez yollara dahi sokan mantıktan bir haber bir mekan düşünün.

Hayatın merkezini düşünün, öyle bir merkez ki burada atsın, güneşler açsın ruhta ya da baharda coşsun ama her daim duygunun dem vurduğu bir mekan olsun. Her yanı duygu koksun. Anda kalma kavramının yazıldığı yer olsun. Böyle bir bina düşünün.

Aynı binanın zorlukları göğüsleme, olanların üstesinden gelme, irade kullanma merkezi olduğunu düşünürseniz; tezatlık var gibi gelir değil mi, çünkü sabır sebat ve irade daha mantıkla ilgiliyken coşku, aşk, sevgi, yaşamdan zevk alma hep duygularla alakalı.

O zaman şöyle bir şey var: kalp hem dugyunun da dibi, hem de mantığın da. Neden?

Bir olayın üstesinden gelmek mantıkla ilgilidir ama bunda kalp çakrası devrededir. İrade göstermek ve bağımlılıklardan kurtulmak mantıktır.

Şunu yapmalıyım deyip ilmik ilmik örmek, çalışmak, disiplin sağlamak hep aynı zamanlarda aynı işleri yapmak ve hatta asker gibi çalışmak da kalp çakrasının görevi.

Bu yüzden mantığın bulunduğu bölümde kalp çakrası.

Başka bir çıkarım daha kalp çakrası kapalı olanın ne duygusu ne mantığı bellidir.

Ne mantıksal işlerde, ne de duygusal işlerde başarı sağlayamaz kalp çakrası kapalı olan kişi.

Rabbim öyle bir merkez yapmış ki; hem duygunun, hem de mantığın fabrikası olmuş aynı mekan ve işler de birbirine dolanmamış. Hem mantığı hem de duyguyu yöneten ve her ikisine de güç sağlayan bir merkezde işlerin sarpa sarması da beklenilir.

Ama gelgelelim işler öyle olmuyor. İlginç olan bu. Kalbin mantık merkezi olduğu çakralara bakılmadan çok da anlaşılacak bir şey değil, lakin mantığın ve iradenin de merkezi.

Bu sebeple diğer çakralar kendi içinde zıt bir özellik barındırmazken, kalp çakrası iki zır özelliği kendi bünyesinde barındırıyor ve üstelik başa çıkabilmiş de.

Bu da onu diğer çakralardan çok farklı bir yere koyuyor.


Tanıtılan Yazılar
Yazılar Çok Yakında Burada
Birazcık daha sabır.
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Henüz etiket yok.
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square